
Anne ve baba adayının gebelikten önceki haftalar, hatta aylar içindeki besinsel durumu, doğacak bebeği etkileyebilir. Döllenmiş yumurtanın gelişip bir bebek haline
gelmesi gebeliğin ilk sekiz haftası içinde gerçekleşir. Çoğu kadın bu dönemde gebe kaldığını farketmez bile. Kadının bu kritik haftalar içindeki besinsel ve toksik durumu bebeğin normal olup olmamasını etkiler. Bunun gibi, babanın sperminin kalitesi de besinsel ve toksik etkenlere bağlıdır. Aşırı miktarda kurşun, civa, kadmiyum gibi toksik (zehirli) madene maruz kalmak
spermin kalitesini de, doğacak bebeğin sağlığını da etkiler. İçki ve sigara sperm anormaliklerini artırabileceği gibi, sperm sayısının azalmasına da yol açabilir.
Son yıllardaki en ilginç bulgulardan biri de, folik asidin spina bifida denilen hastalıktaki önleyici rolüdür. Spina bifida, ana karnındaki dölütün omurgasının iyi
gelişememesi, bunun sonucu olarak da sinir
sisteminin hasar görmesidir. Spina bifidalı çocuklar deforme doğar, ya doğmadan
önce yada hemen sonra ölür. Yaşayabilenler uzun süreli tıbbi tedaviye gereksinim
gösterirler. Daha önce spina bifidalı yada ağır bir sinir sistemi anormalliği
bulunan çocuk doğurmuş her kadın, gebe kalmadan önce doktoruna danışmalıdır.
Böyle kadınların beslenme durumu ve folik asit düzeyi gebelikten önce
saptanmalıdır.
Gebe kalmadan yaklaşık 3 ay önce başlayıp gebeliğin en az ilk 4 ayı boyunca
kullanılan folik asit hapları “ nöral tüp defektleri” adı altındaki bir grup
rahatsızlıktan bebeğinizi koruyacaktır. Bu yüzden gebelik öncesi folik asit
içeren hapları kullanmanızda fayda var. Kullanım şekli ve dozları konusunda
hekiminize danışınız