
İnfertil (kısır) olduğunu öğrenen kişi ne hisseder?
Kısırlık kişinin gelecekteki beklentilerini ve hayallerini tehdit eder. Kısır olduğunu öğrenen kişiler sıklıkla yas, kayıp, utanç, eksiklik, yetersizlik, kusurlu olma, kızgınlık, suçluluk, vücut imajına ilişkin endişeler, kendine güvende azalma duyguları yaşarlar.
Kişiler önceki korunma yöntemleri, cinsel aktivite, gebeliğin gecikmesi ya da düşükleri için kendini ya da eşini suçlayabilir, geçmişteki günahları için cezalandırıldığı düşüncelerine kapılabilir.
Eşlerin yaşadığı sıkıntılar ve bu sıkıntıyla baş etme
yöntemleri kadın ve erkeklerde farklı olabilir. Kadınlar konuşma, paylaşma eğilimindeyken, erkekler başka işlere yoğunlaşarak, kısırlığın getirdiği duygusal yükü hafifletmeye çalışırlar.
İnfertilite sorunu evlilikleri hep negatif mi etkiler?
Kısırlığın eşlerle ilişki üzerinde olumsuz etkileri olabilmesine rağmen, bazı
durumlarda da ilişkiyi kuvvetlendirici etkisi olabilir.
İnfertil kişilerde görülen ruhsal sorunlar nelerdir?
İnfertilite ve süreğen hastalığı olan kişilerin benzer duygular yaşadığı,
infertilitenin kişileri en az süreğen bir hastalık kadar etkilediği ve duygusal
yönden örselediği bulunmuştur.
Kısırlık tanısını takiben en sık karşılaşılan psikiyatrik bozukluklar, depresyon
ve anksiyete (kaygı) bozukluğudur.
Eğitim düzeyi azaldıkça anksiyete ve depresyonda artma gözlenmiştir, bunun
nedeni eğitim düzeyi yüksek olan bireylerin stresle baş etmede etkin beceriler
geliştirebilmeleridir.
Ayrıca eğitim düzeyi düşük olan, çalışmayan kadınlar en önemli görevlerinin
annelik olduğunu düşünmekte, bundan dolayı en önemli görevlerini yerine
getiremediklerini hissedebilmektedirler.
Bu kişiler bir süre sonra tüm enerjilerini çocuk sahibi olmak için harcamakta,
bu istek takıntı haline gelmekte, yaşamlarını buna göre yönlendirmektedirler.
İnfertil kişilerde, kolay incinme, kendini diğerlerinden aşağı görme, diğer
insanlarla iletişimleri sırasında olumsuz beklentileri olma, daha fazla yalnız
kalma eğilimi ve daha çok bedensel yakınma ortaya çıkabilmektedir. Ayrıca bu
kilerde geleceğe güvensizlik, karamsarlık daha sık görülmektedir.
Tedavi sürecinin psikolojik etkileri nelerdir?
Bireyin kişilik yapısı, hayata bakış tarzı, kısırlık problemini bireyin nasıl
algıladığı, çocuk sahibi olmanın anlamı tedavi sürecinin ruhsal durum üzerindeki
etkisini belirler. Aynı zamanda, aile yapısı, eşle olan ilişkiler ve sosyal
ortamda ruhsal durum üzerinde etkilidir.
Tedavi döneminde bir çok tetkikle ilgili kararların alınması, tedavinin maddi
yükü, çocuk sahibi olmakla ilgili belirsizlik, çevresel etmenler, çiftlerin
ruhsal açıdan duyarlı hale gelmelerine neden olabilir.
Umut ile umutsuzluk arasındaki çizgide beklentilerin tutulması, beklentilerin
tetkik sonuçlarına göre kolayca değişmesine, endişe, korku, kızgınlık, mutluluk
ve neşe gibi çok çeşitli duyguların yaşanmasına neden olmaktadır.
Yaşanan başarısız denemeler çiftlerin iç dünyasında kayıp, yas duygusu
yaratmaktadır. Karşılıklı yaşanan bu duyguların eşler arasında paylaşılamaması
da zaman içerisinde zorlaşmakta ve eşler zaman içerisinde yaşadıkları kızgınlık,
endişe, korku ya da kırgınlıklarla baş başa kalmaktadırlar.
Fiziksel açıdan çocuk sahibi olma nedenleri ortaya konduktan sonra eşlerden
birinin kendini "problem" kaynağı olarak görmesi de kişide ruhsal sorunlar
gelişmesine neden olur.
Tüp bebek uygulaması sırasında mutlaka psikolojik tedavi gerekir mi?
Tanı ve tedavi yöntemlerine ilişkin belirsizlik, çifti sıkıntıya sokan en önemli
noktalardan biridir. Kısır çiftler tüp bebek tedavisinin ilk aşamasında
rahatlama ve daha pozitif duygular hisseder.
Tedavi döneminde, fiziksel müdahaleler ve tetkikler sırasında bireyleri en
önemli etkileyen konulardan biri de "beklemek" ve bu sürecin getirdiği
"belirsizlik" duygusudur. Her alınan başarılı sonuç, çocuk sahibi olmakla ilgili
olumlu bir ışığın yanmasına neden olurken, olumsuz bir test sonucu birey
üzerinde tam tersi bir etki yaratabilmekte, depresyon ve hayal kırıklığı
yaşanabilmektedir.
Çok sayıda tüp bebek denemesi yaşamış kadınlarda ilk kez deneyenlere göre daha
fazla depresyon görüldüğü bildirilmiştir. Bu nedenlerle, kısır çiftlere
psikiyatrik yardımda bulunulması gerekir.
Ne zaman destek alınmalıdır?
Kısırlık tedavisi gören her çiftin tedavi döneminde duygusal açıdan kendini iyi
ya da kötü hissettiği zamanlar olabilir. Zaman zaman endişeli ve huzursuz
hissetmek doğal olmasına rağmen, aşağıda ifade edilen belirtilerin uzun zaman
hissedilmesi ya da yaşam kalitesinin etkilendiği zamanlarda konuyla ilgili
profesyonel yardım alınmasını gerektirebilir.
Sürekli kızgınlık ya da kendine acıma duygusu
Günlük işlerle ilgili ilgisizlik, isteksizlik
Sürekli olarak değersizlik, umutsuzluk ve çaresizlik duygusu
Aşırı suçluluk duygusu
Yoğun başarısızlık, değersizlik duygusu
Aile ve arkadaşlarla yaşanan problemlerin artması,
Kısırlık dışında herhangi bir durumla ilgili düşünememek
Eşler arasında iletişimin çok azalması
Tedaviye yönelik yoğun endişe
Dikkati yoğunlaştıramama, aşırı unutkanlık
Alışık olunan miktardan daha az ya da çok uyumak
Alışık olunan miktardan çok ya da az yemek
Alkol kullanımında artış
Ölüm ya da intihara yönelik düşünceler
Sosyal ilişkilerden uzaklaşma
Tedavide neler yapılır?
Tedavi döneminde alınan profesyonel yardım, uygulanan işlemlerin yaratacağı
ruhsal dalgalanmalarla başa çıkılmasında çiftlere destekleyici bir ortam sunar.
Süreç içerisinde alınan kararların kişinin iç dünyasında yaratacağı etkinin
ortaya konmasını, tedaviye uyumun artırılmasını veya çocuk sahibi
olunamayacağının öğrenilmesinde kabul etme, ortaya çıkan duygularla başa çıkma
stratejileri geliştirilmesini hedefler.
Tedavide kullanılan yöntemler nelerdir?
Bireysel psikoterapi ve destekle istenmeyen, paylaşılamayan duygu ve
düşüncelerin paylaşabileceği uygun bir ortam yaratır. Problemlerin çözümünden
çok, nasıl başa çıkılabileceği konusunda destek sağlar.
Grup psikoterapisi aynı sorunları yaşayan grubun yaratacağı destek, başa çıkma
yöntemlerinin paylaşılması, duygusal ve fiziksel açıdan bireyi zorlayan bu
dönemde yalnız olmadığı duygusunu vermeyi hedefler.
İlaç tedavisi, depresyon, kaygı bozuklukları ve takıntı hallerinde ilaç tedavisi
de uygulanabilir.
Kaynak : aile.org.tr